Bir süredir devam eden iç ve dış faktörler nedeniyle istikrarsız ilerleyen Avrupa Birliği ekonomisi, Kovid-19 krizi ile Avro Bölgesi’nde %6,5; AB genelinde ise %6,1 daraldı.
Kovid-19 krizi öncesi, uzun süredir yavaş seyreden büyüme oranları, düşük enflasyon, imalat sanayisini etkileyen yapısal değişimler ve Brexit ile ticaret politikalarındaki belirsizlikler gibi iç faktörlerin yanı sıra; ABD ve Çin arasında yaşanan ticaret savaşı ile yatırım, imalat ve ticarette küresel baskılarla karşı karşıya kalan AB ekonomisi, Kovid-19 krizi sonrası önemli ölçüde küçüldü.

Kovid-19 krizi öncesi, yaşadığı yapısal sorunlara karşı ekonomisini güçlendirmek için önceliklerini belirleyen AB, pandemi sürecinin de etkisiyle önceliklerini, 2021-2027 Çok Yıllı Mali Çerçevesi kapsamında yeni döneme aktardı.
Kovid-19 Öncesi Yakın Dönem Öncelikleri Şunlardır:
- Ekonomik ve Parasal Birliğin derinleştirilmesi,
- Avro’nun uluslararası rolünün güçlendirilmesi,
- Sermaye Piyasaları Birliği ve Bankacılık Birliği’nin gelişirilmesi,
- Tek Pazar’ın derinleştirilmesi,
- Demografik değişimin olumsuz etkilerinin azaltılması,
- Üye ülkeler arasında yakınsama ve reform süreçlerinin desteklenmesi,
- Tek Pazar’a katkı sağlayan şeffaf, etkin ve sürdürülebilir vergilendirme sisteminin desteklenmesi,
- AB dış sınırları için daha etkin ve donanımlı gümrük hizmetlerinin sağlanması,
- İklim değişikliği ile mücadeleyi dikkate alan ‘yeşil bütçelendirme yaklaşımı’,
- Büyüme dostu politikalara duyulan ihtiyaç,
- Dijitalleşme, finansal entegrasyon ve Avro Bölgesi reformuna devam edilmesi.
Bu öncelikler söz konusu iken, Kovid-19’un etkisiyle AB ve üye devletler seviyesinde alınan hızlı ve bütüncül kararlara/önlemlere rağmen, 2020 itibariyle AB ekonomisinde önemli bir daralma yaşandı. Kovid-19’un istihdama yönelik olumsuz etkisi, üye ülkelerin destekleri ile sınırlı kalsa da bir süredir ekonomik istikrarsızlık sürecinden geçen İspanya, İrlanda ve Macaristan gibi ülkeler istihdam oranlarında önemli düşüşler yaşamıştır. AB’de işsizlik oranı, 2020 yılının sonunda %7,1; Avro Bölgesi’nde ise %7,9 olarak gerçekleşmiştir.
Akdeniz Ülkelerinin Kamu Borç Stoğu Yüksek Seyrediyor
Kovid-19 öncesi, kamu borç stoğunun Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya (GSYH) oranına bakıldığında, 2008 krizi öncesi seviyelerin uzağında kaldığı görülmektedir. Bununla birlikte Yunanistan, İtalya ve Portekiz’de kamu borcunun GSYH’ye oranı %120’nin üzerinde seyretmiştir.
Salgın, AB ülkelerinin ekonomilerini ve kamu maliyelerini de derinden etkilemiştir. Ekonomilerin toparlanmasına yardımcı olmak amacıyla üye ülkeler tarafından ulusal ve AB düzeyinde önemli teşvik paketleri açıklanmıştır. Krizin etkilerini hafifletmek için alınan mali tedbirlerin etkisiyle kamu borcu ve bütçe açığının büyümesi beklenmektedir.
AB, yaşanan bu küresel kriz karşısında, üye ülkelerin toparlanabilmesi için önemli kurtarma paketlerini yürürlüğe koymuştur. Bu paketler aracılığıyla, kısa, orta ve uzun vadeli pandeminin etkilerini en aza indirmeyi amaçlayan Birlik, 2021-2027 Çok Yıllı Mali Çerçeve Programı kapsamında, 1,1 trilyon Avro’yu aşkın bütçe teklifini sunmuştur. Yeni Nesil AB (Next Generation EU) toparlanma paketi ile birlikte, AB’nin yedi yıllık bütçesi 2.017,8 milyar Avro olarak kabul edilmiştir.
