Avrupa, Uzay Rekabetinde ‘Ticarileştirme’ Kartını Açıyor

Başta fırlatma sistemleri ve roket yapımı konusunda ABD ve Çin’in arkasında kalan Avrupa Birliği (AB), Avrupalı şirketlerin ticari faaliyetlerini desteklemek üzere Ticarileştirme, Sanayi ve Satın Alma Direktörlüğü’nü kurdu.

2020’de toplam cirosu 447 milyar Dolar‘a ulaşan, 2040’ta ise 1 trilyon Dolar‘lık ekonomik potansiyele sahip olması beklenen küresel uzay faaliyetlerinin dışında kalmak istemeyen Avrupa Uzay Ajansı (AUA), 21 Ekim 2021 tarihinde Ticarileştirme, Sanayi ve Satın Alma Direktörlüğü’nü kurdu. Uzay faaliyetleri kapsamında teknolojik ve bilimsel ürün ve hizmetlerin sanayileşmesinin yanı sıra ticarileştirilmesini de hedefleyen direktörlük, küresel pazarlarda ölçeğin büyütülmesini, ayrıca Avrupa uzay endüstrisi için yatırım ve finansmanlara da erişimi desteklemeyi vaat ediyor.

AUA, bu ticari hizmetlerini, 2030’ların başında operasyonlarını durdurması beklenen Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (UUİ) ömrünü tamamlamasıyla hayata geçirmeyi planlıyor. Bu kapsamda da diğer ülkelere kıyasla -ABD ve Çin- Dünya’nın düşük yörüngesinde kendini ispatlayarak rekabet gücünü korumayı amaçlarken, yeni ticari fırsatlar yaratma stratejini de geliştirmeyi hedefliyor.

Rekabet Sürecinde Avrupa Birliği’ni Bekleyen Zorluklar

Bugün Avrupa, dünyanın en başarılı uydu üreticilerinden ikisine, dünyanın en güvenilir fırlatma hizmeti sağlayıcısına ve dünyanın önde gelen birkaç uydu operatörüne ev sahipliği yapsa da uzay ticareti, kamu sübvansiyonları ve özel sektörün varlığı (sermayenin) konusunda ABD ve Çin ile rekabet etme gücüne sahip değil. Avrupa Uzay Ajansı Başkanı Josef Aschbacher de özellikle Mars misyonu konusunda gerçekçi olabilmek için öncelikle ABD ve Çin’i yakalamaları gerektiğini vurguluyor.

Bütçe

AUA’nın 2015-2021 yılları arasında belirlenen toplam bütçesi 6,5 milyar Avro olarak belirlenirken, Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) 2017-2021 bütçesi 23,3 milyar Dolar; son yıllarda uzay faaliyetlerine önemli yatırımlar yapan Çin’in ise 11 milyar Dolar olarak görülüyor. ABD bütçesinin yaklaşık çeyreğine, Çin’in bütçesinin ise ancak yarısına sahip olabilen AUA’nın küresel rekabet sürecinde etkin bir yol izlemesi, diğer ülkelere göre biraz daha zayıf kalıyor.

Kamu Sübvansiyonu

Tarihsel süreçte de olduğu gibi, günümüzde uzay araştırmalarının en büyük müşterisi devletlerdir. Temel uzay çalışmalarının (bilimsel çalışmalar ve güvenlik) sorumluluğunu devlet organları (örneğin NASA) alırken, ticari çalışmalar – roket, fırlatma rampası ve astronotların faaliyetlerini kolaylaştıracak sistem içi yenilikler – konusunda özel sektöre ihaleler veriliyor. Ayrıca, uydu ve telekomünikasyon konusunda da özel sektör çalışmalarını yürütebiliyor. Kamu sübvansiyonu yaratma konusunda ABD lider konumda olurken, Çin’in yönetimsel varlığı, faaliyetlerin daha çok devlet tekelinde sürdürülmesine neden oluyor. AB ise AUA’nın bütçesini oluşturma konusunda çok aktörlü bir yapıya sahip. Ülkelerin ya da Birliğin tercihleri, yatırım programları veya bütçesi, AUA’nın çalışmalarını temel düzeyde sürdürmesine, ayrıca özel sektöre kamu sübvansiyonlarını sağlama konusunda bir kısıtlılık yaratıyor.

2019 yılında, ‘İşbirliği Fırsatı Duyurusu’ kapsamında, Ay misyonları için uzay teknolojileri geliştirmek üzere 20 ortaklık için toplam 17 Amerikan şirketi seçildi. Bu doğrultuda, kriyojenik sıvı yönetimi de dahil olmak üzere robotik araçların sürdürülebilir güç yönetimi, sarf malzeme üretimi, akıllı ve esnek sistemler, iniş ve kalkış operasyonları için uzay aracı teknolojilerinin geliştirilmesi bekleniyor. NASA, bu çalışmaları yürütmek için test merkezlerini bu şirketlere açacak ve anlaşmaların sürdürülmesi için 15,5 milyon dolarlık destek sağlayacak.

Loura hall

Özel Sektörün Varlığı

Avrupa, özel sektörün uzay çalışmalarına eklemlenmesi konusunda ABD kadar etkin ve başarılı değildir. Bugün ABD’de Boeing, Lockheed Martin, MacDonald Dettwiler, Hughes Aircraft Company and Rayheton gibi NASA’nın kuruluşundan bu yana işbirliği yapan firmaların yanı sıra; özellikle son yıllarda roket, rampa ve uzay mekiği konularında büyük yatırımlar yapan SpaceX, Blue Origin, Virgin Atlantic ve AI Space Factory gibi firmalar, uzay faaliyetlerinde özel yatırımlarda öne çıkıyor.

SpaceX Firması’nın geliştirdiği Falcon 9 Roketi‘nin görev sonrası yeniden kullanılabilir olması, yine aynı firmaya ait Ay ve Mars misyonları için kullanılmak üzere deneme çalışmaları süren Starship Roketi ile uydu interneti sağlamak amacıyla program sonunda dünya yörüngesine 42 bin uydu yerleştirilmesini hedefleyen Starlink gibi ticari kapasitesi yüksek projelerin varlığı, ABD’nin uzay ticareti konusunda firmalarını öne çıkarıyor.

Uzaya fırlatılan bir SpaceX Falcon 9 Roketi

Sadece telekomünikasyon ve kargoculuk işlemleri değil, aynı zamanda uzay madenciliği ve uzay turizmi gibi konularda da farklı ABD’li firmalar çalışmalarını sürdürüyor. Virgin Atlantic Firması’nın (Virgin Galactic adı altında) uzay turizmi için geliştirdiği ve üretmeye başladığı ticari uzay aracı ile dünyanın en zengin iş insanlarından olan Jeff Bezos’un 2000 yılında kurduğu Blue Origin Firması, ticari ve sivil odaklı araştırma & geliştirme çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.

AB ise uzay faaliyetlerinde ticari ve bilimsel çalışmaların desteklenmesine yönelik 2021-2027 yıllarını kapsayan Çok Yıllı Mali Çerçeve Programı ile Horizon Europe (Ufuk Avrupa) Programı kapsamında bilimsel çalışmalara destek oluyor. Ancak çalışmaların sınırlı ve proje bazlı destekler ekseninde gelişmesi, uzay faaliyetlerinin ticarileştirilmesi konusunda yapılacak çalışmaların AR-GE ve yenilik temelli geliştiği, küresel (genellikle ABD ile) işbirliğinin kuvvetlendiği bir model üzerinde ilerlemesi daha sağlıklı görünüyor. AUA’nın da bu süreçte hem Avrupalı astronotların Uİİ’ye taşınması hem de diğer bilimsel çalışmalarda kullanmak üzere, ABD’li Space X’in geliştirdiği Falcon 9 roketini kullanması, transatlantik işbirliğinin devam edeceğini gösteriyor.

2020 yılında uzaydaki özel sermayesinin AB adına 200 milyon Dolar, ABD adına ise 5 milyar Dolar olduğu göz önüne alındığında, AB’nin kurmuş olduğu direktörlüğün ilk adımının kendi stratejisini oluşturmaktan geçtiğini bilmesi gerekiyor.

Uzaydaki Ticarileşmenin ‘En‘leri
– Küresel Uzay Ekonomisinin 2020 Yılı Toplam Cirosu: 446,9 Milyar Dolar,
– Küresel Uydu endüstrisinin Toplam Geliri: 271 Milyar Dolar,
– Uzay Araştırmalarına Küresel Hükümet Yatırımı: 258 Milyar Dolar,
– Yörüngedeki Toplam Uydu Sayısı: 3.372,
– Dünya Çapında Uydu Fırlatımı (Yıllık): 95,
– Asteroit Davida’nın mineral ve elementinin tahmini değeri: 27 Kentilyon Dolar,
– Asteroit Anteros madenciliğinden edinilen tahmini kâr: 1.250 milyar Dolar

Yorum bırakın