24 Şubat’ta Rusya’nın Ukrayna işgali sonrası, Ukrayna’nın Birlik üyeliğine yönelik inceleme sürecini başlatan AB, krizin çözümünden çok, uzun ve belirsiz bir politik gündem belirledi.
Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmeye başlamasından dört gün sonra, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik için resmi başvurusunu yaptı. İşgal sonrası, Ukrayna’nın AB pazarına entegrasyonu için pozitif bir gündem belirleyen Brüksel, ilk kez bir ülkenin savaş koşulları altında AB’ye tam üyeliği için resmi inceleme sürecini başlattı.

Ancak AB’ye katılım uzun, karmaşık, pahalı ve aynı zaman pazarlıkların ön plana çıktığı bir süreci de beraberinde getiriyor. Üyelik süreci, üç aşama sonunda gerçekleşiyor:
- Bir ülke hazır olduğunda , üyelik için resmi aday olur. Ancak bu, resmi müzakerelerin açıldığı anlamına gelmez.
- Aday ülke, yerleşik AB hukukunun kabul edilmesini, bunu uygun şekilde uygulayacak ve yürürlüğe koyacak bir konumda olma hazırlıklarını ve ülkenin gerekli şartları yerine getirmesi için gerekli olan adli, idari, ekonomik ve diğer reformların uygulanmasını içeren bir süreç olan resmi üyelik müzakerelerine geçer.
- Müzakereler ve beraberindeki reformlar her iki tarafı da tatmin edecek şekilde tamamlandığında, ülke AB’ye katılabilir.
Yukarıdaki adımlara yönelik hukuki düzenleme, Avrupa Birliği’nin İşleyişine Dair Antlaşma’nın 49. Maddesi’nde şu şekilde düzenlenmiştir:
“2. Madde’de belirtilen değerlere saygı gösteren ve bu değerleri desteklemeyi taahhüt eden her Avrupa devleti, Birliğe üye olmak için başvuruda bulunabilir. Bu başvuru Avrupa Parlamentosu’na ve ulusal parlamentolara bildirilir. Başvuruda bulunan devlet, başvurusunu, Komisyon’a danıştıktan ve üye tam sayısının çoğunluğuyla karar verecek olan Avrupa Parlamentosu’nun muvafakatini aldıktan sonra oybirliğiyle hareket edecek olan Konsey’e yapar. Avrupa Birliği Zirvesi tarafından kararlaştırılan yeterlilik kriterleri dikkate alınır.
Katılımın şartları ve bu katılımın Birliğin üzerine kurulduğu Antlaşmalar’da yapılmasını gerektirdiği uyarlamalar, üye devletlerle başvuran devlet arasında yapılacak bir anlaşma ile belirlenir. Bu anlaşma, kendi anayasal kurallarına uygun olarak onaylanmak üzere bütün âkit devletlere sunulur.”
Ancak Birlik üyeliği, 35 fasılın açılmasını ve başarıyla kapanmasını gerektirdiğinden, aday ülkenin uzun bir takvim içerisinde kriterlerini yerine getirmesi gerekiyor. Savaşın Ukrayna’ya getirmiş olduğu ekonomik ve toplumsal tahribat, yıllardan beri süregelen yönetimsel sorunlar – özellikle demokrasi açığı, yolsuzluk – Ukrayna’nın AB üyeliği için sonu belirsiz bir döneme girdiğine işaret ediyor. Savaşın şu ana kadar maliyetinin 119 milyar Dolar‘ı aştığı da göz önüne alındığında, Ukrayna’nın gelecek yıllar içerisinde iktisadi ve toplumsal anlamda toparlanması için uzun bir zamana ihtiyacı olacak.
‘Sembolik Adaylık’ Tartışması
Krizin başlamasından bu yana, dünya işgale karşı büyük bir tepki verirken, Birleşik Krallık ve ABD’nin aksine AB, yaptırımlar ve tepkiler konusunda daha zayıf bir tutum sergiledi. Bu tutumun altında yatan en önemli sebep, Avrupa’nın Rus doğalgazına olan yüksek orandaki bağımlılığı olurken, yaptırımlar kültürel ve siyasal eylemlerle sınırlı kaldı. Ukrayna’nın gerçek bir adaylık sürecine yönelik Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ortaya koyacağı tepki de göz önüne alındığında, bu adaylık başvurusunun Ukrayna’yı kriz sürecinde desteklemek adına sembolik olduğunu gösteriyor. Bu durumda, ilk olarak şu soru akla gelebilir: Neden Ukrayna’nın adaylığına yönelik daha önce yasal bir adım atılmadı? Bu eylem ve AB’nin tutumu, Birliğin bütünleşme mantığına, ortak pazarın genişlemesine aykırı bir durum olarak değerlendirilebilir.

Bütünleşme sürecinin hem AB hem de aday ülke için hem kısa hem de uzun vadeli maliyeti göz önüne alındığında, AB’nin önceliği, savaşı durdurmak ve insani krizi ortadan kaldırmak olmalıdır. Bu çözüm, dış siyasette ‘yumuşak güç’ olarak konumlandırılan AB’nin krizin tüm muhatapları ve üçüncü paydaşlarıyla bir araya gelip çözüm adına güçlü bir tutum sergilemesinden geçiyor. Bu sorunların tamamı aşıldığında ve Ukrayna adaylık için hazır olduğunda, adaylık süreci o zaman gerçek bir niteliğe sahip olabilir.
