Avrupa Barışında İlk Adım: Schuman Deklarasyonu

II. Dünya Savaşı’nın ardından, kalıcı barışın tesis edilmesi için bir araya gelen Avrupa ülkeleri, inşa ettikleri Birliğin bu yıl 73’üncü yılını kutluyor.

Avrupa tarihine ilişkin kitaplar, belgeseller ve makalelerde ifade edilen, Avrupa’da kalıcı barışın tesis edilmesi için savaşın iki ham maddesi olan kömür ve çeliğin kısıtlanması meselesi, yeniden inşa sürecini tartışan Avrupalılar için uzak bir hedef değildi. Nitekim, ‘Birleşik Avrupa’ ve ‘Federal Avrupa’ gibi yeni yönetim modelleri dillendirilirken, 9 Mayıs 1950’de Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman’ın sunduğu ve adını aldığı deklarasyonu, Avrupa siyaseti için önemli bir dönüm noktası olmuştu.

Bu deklarasyon, üyelerinin kömür ve çelik üretimine ilişkin denetimini ulus üstü bir yapıya devrettiği Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nun (AKÇT) kurulmasını öneriyordu. Temelinde, bu bildirge ve kurulan AKÇT, iki tarihi rakip olan Almanya ve Fransa arasındaki muhtemel yeni bir savaşı “yalnızca düşünülemez değil, aynı zamanda maddi olarak imkansız” hale getirebilecek bir nitelik de taşıyordu.

Schuman Deklarasyonu’nun İlanı, 1950

Bu deklarasyon, yeni bir savaşın engellenmesi konusunda önemli bir adım olmasının yanı sıra, AB’nin 73 yılı aşkın süredir devam eden bütünleşme sürecinin önemli bir adımı olarak karşımıza çıkıyor. Deklarasyonda ifade edilen Avrupa’nın tek bir plan üzerinden kurulmayacağı hedefi ve dayanışmanın ortak başarılarla sağlanacağı ifadesi, bugünkü AB’nin geldiği noktayı destekler niteliktedir:

“Avrupa bir anda veya tek bir plana göre kurulmayacak. Önce fiili bir dayanışma yaratan somut başarılarla inşa edilecek.” Robert Schuman

AB’nin işleyişi ve aday ülkelerin kabul ettiği barış, dayanışma, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve eşitlik gibi evrensel değerler ışığında gelişen Avrupa dayanışmasının 1985 yılında Milano’da gerçekleştirilen AB Liderler Zirvesi’nde ‘Avrupa Günü’ olarak kutlanmasına karar verildi.

Bugün gelinen noktada, sadece güvenlik endişeleri üzerine kurulan, ihtiyaçlar ve ortak hedefler üzerinde ekonomik, siyasal, hukuki ve toplumsal açıdan ulus üstü bir yaklaşımı benimseyen AB’nin gelecek on yıllarda genişleme ve bütünleşme hedefleri çerçevesinde yer alan aday ülkelerin bu beklentiler ışığında hareket etmesi açısında Schuman Deklarasyonu önemli bir kılavuz olacak.

Yorum bırakın