Avrupa Birliği’nde (AB) bütünleşme sürecinin önemli ekonomi-politik alanlarının hayata geçirilmesinde öncülük eden AB Komisyonu eski başkanı Jacques Delors yaşamını kaybetti.
AB’nin bütünleşme sürecinde rol alan aktörler dendiğinde Jean Monnet, Robert Schuman, Alterio Spinelli, Alcide de Gasperi ve Konrad Adenauer gibi politikacılar ve düşünürler ilk akla gelen isimler oluyor. Elbette, bu isimler savaş sonrası yıkılan bir kıtanın yeniden inşası için güvenlik, ekonomi ve siyasal bütünleşme anlamında önemli katkılar sunmuştur. Ancak bütünleşme sürecinde öyle bir siyaset adamı vardır ki bugün, ‘Modern Avrupa’nın mimarı olarak anılıyor.

1952 yılında imzalanan Paris Antlaşması’ndan bu yana Birliğin bütünleşme sürecine yönelik politikaları ve kazanımları göz önüne aldığımızda, bütünleşme sürecini Delors’tan önce ve sonra olarak değerlendirebiliriz. 1971 yılında yaşanan Petrol Krizi ile Bretton Woods Krizi ve 1987 Finansal Kriz (Kara Pazartesi) gibi küresel çapta yaşanan ve Birliği önemli ölçüde etkileyen krizler, Birliğin birçok alanda bütünleşmesi adına önemli bir ihtiyacı da doğurdu. Tüm bu krizler, sorunları geçici olarak çözen siyasal bir anlayışın değil, reformlarla kalıcı politika alanlarını geliştiren bir anlayışın ihtiyaç olduğunu gösterdi. Bu düşünce anlayışı modern Avrupa’nın da habercisiydi.
Derin Bir Birlik Mirasının Tohumlarını Attı
Delors, Avrupa Komisyonu Başkanı olduğunda derin bir kriz yaşayan AB ile karşı karşıyaydı. Avrupa ekonomisine hakim olan kötümserlik duygusu, Avrupa projesinin temelleri hakkında şüpheler uyandırmıştı. Berlin Duvarı’nın yıkılarak Almanya’nın yeniden birleşmesi, SSCB’nin çöküşü ve eski Yugoslavya’daki savaşlar, çalkantılı bir dönüşüm sürecine işaret ediyordu. Bu ortamda Delors’un liderliği bir direnç noktası olarak ortaya çıktı.
1985-1995 yılları arasında Komisyon başkanı olduğu dönemde, Birlik içerisinde bütünleşme taleplerine cevap veren siyasal bir anlayışın önemli bir temsilcisiydi. Delors, başta Avrupa Tek Pazarı’nın kurulması, Schengen Anlaşmaları’nın imzalanması, Avrupa Tek Senedi, Erasmus Öğrenci Değişim Programı’nın başlatılması, Ortak Tarım Politikası’nda reform, Euro’nun doğuşuna yol açan Ekonomik ve Parasal Birlik’in harekete geçirilmesine öncülük etti. Tüm bu adımlar, bugün modern Avrupa’nın önemli yapı taşlarını oluşturan adımlar oldu.
“Mevcut topluluğu protesto etmekle yetinen insanlar olduğu gibi onu aktif olarak değiştirmeye çalışanlar da var. Ben ikinci kategorinin bir parçası olmayı tercih ediyorum.”
Jacques Delors
Delors, AB bütünleşmesinin önemli bir savunucusuydu. Sorunların aşılması konusunda ilk önemli adımı olan ve 1986 yılında AB tek pazarının ve Avrupa politik iş birliğini geliştiren ayrıca Roma Antlaşması’nda köklü değişiklikler yapan Tek Avrupa Senedi’nin imzalanmasında öncü oldu. Bu adım, kişilerin, malların, sermayelerin ve hizmetlerin serbest dolaşımına izin veren Tek Pazar’ın 1992 yılına kadar yaratılmasının da önünü açtı.

‘Avrupa Birliği’, Maastricht Antlaşması ile Hayat Buldu
1992 yılında Delors’un öncülüğünde imzalanan Maastricht Antlaşması, Avrupa Birliği’ni kuran antlaşma olarak tarihe geçerken, Avro’nun temellerini ve Avrupa yurttaşlığının da temellerini attı. Bu antlaşmanın öncesinde, 1989 yılında sunduğu raporu, ekonomik ve parasal birliğin tanımını içeriyordu: tam ve geri dönülemez konvertibilite para birimlerinin serbest dolaşımı, sermayenin serbest dolaşımının sağlanması, Avrupa para birimleri arasında geri dönülemez biçimde sabit döviz kurları ve son olarak tek bir para biriminin benimsenmesi başlıkları bu tanımın temeli idi. Bu yaklaşımın önemli avantajları oldu. Döviz maliyetlerini ve risklerini ortadan kaldırarak insanların hareketini ve ticareti kolaylaştıracak, bu şekilde yatırımı ve ekonomik büyümeyi destekleyecekti. Para birliğine ulaşmak için belirli bir dereceye kadar ortak ekonomi politikası gerekli olacaktı. Tek Pazar’ın uygulanması halihazırda yapısal ve bölgesel politikaların bir miktar birleştirilmesini gerektiriyordu. Bununla birlikte, bağlayıcı standartların belirlenmesini gerektiren maliye ve bütçe politikalarının uyumlaştırılması sorununun üstesinden gelmek çok önemliydi.
“ Avro, Avrupa Birliği’nin sembolüdür. Onu korumalı ve güçlendirmeliyiz “
Jacques Delors
Delors’un Avrupa Birliği’ne Mirası
- AB Tek Pazarı: Malların, hizmetlerin, sermayenin ve kişilerin serbest dolaşımını sağlayan dünyanın en büyük tek pazarı.
- Maastricht Antlaşması: Avrupa vatandaşlığı, ortak dış ve güvenlik politikası, ortak karar yasama prosedürü, Avro’nun kuruluşu ve “Avrupa Birliği”nin doğuşu.
- Ekonomik ve Parasal Birlik: Ekonomik ve mali politikaların koordinasyonu, ortak para politikası ve ortak para birimi Avro
- Erasmus Programı: Her yıl 650.000’den fazla öğrenci, çırak, öğrenci, gönüllü ve öğretmen çalışma, eğitim, öğretim ve gönüllülük faaliyetlerine katılıyor.
